Перейти к основному содержанию
урф-адетлеримизни унутмайыкъ

 

Mehmet Halim Vani - Yurtsever (1907 - 1994) Dobriica Tatar-Türkleiinin taningan bir üyretmen, din adami ve yazaridir. Üyretmen bolarak binlerce üyrenci yetistirdi, olarin hayatka hazirladi. Din adami bolarak halkinin, colin sasirmamasi. dinine ve miliiy adetlerine, bin cillar man ölsiilgen bir tarih sofunda iilaskan nisaniy degerlerge bayii kalip yasamasi üsün saba kösterdi.. Ve nihayet Türk lehçelerinin bir sevdalisi bolarak. kiivvvvetli bir kalem ve keskin bir deiievvci yetenegi men güzel edebiy eserler meydanga ketirdi.
 
Eserlerinde halkinin günli'k hayatindan, istirapli tarihinden kesitler berdi. denisken sartlar karsisindaki tavirlarin anlatti. Bo eserler, 1930 alindan baslap, Romanya ve Türkiye'de, 70 cillik bir zaman tilimi boyinca günlik yayinlarnifi sayfalarinda sikti. Bolar, Dobruca Türklerinin kültür tarihine isik tutacak degerde yazilardir.
 
Bu kitapta yazarnin, birbirinden ayri sayfalarda beklegen bu eserlerin ve kolyazma halinde kalgan hatira defterlerin bir araga ketirip künimiz okiyicisina ve keleceknin arastirmacilarina toplica sunmakni amaçladik.
 
Mehmet H. Vani - Yurtsever Köstence ilinin Kiskene Tatlicak köyinde, bir nesil ewwel Kirim'dan kösip kelgen bir sipsi korantasinifi uli bolarak 28 Ekim 1907 alinda dünyaga keldi. Yesil Curt hatiralarinin hâlâ taze tutulgan, sik sik anlatilgan bir ortamda östi. Akranlari arasinda zekâsi, okima meragi, saliskanligi ve azmi, dogriligi ve yardim-süyerligi men süyrildi.
 
Köyindeki Türk mektebinde ve Mecidiye medresesinde üyrenim kördi. Bolarniii yaninda, romencesin ilerletmek ve eksiklerin tamamlamak üsün romen mekteplerine de devam etti. Bo man yetinmiy, resmiy programlarnin isinde yer almagan, fakat öz halkinin hayatiy meseleleri men ilgili konularni anlamak ve bolarga sözümler tapmak üsün arastirmalarga kiristi, öz özin yetistirmege büyük önem berdi. Türk dünyasinin büyük üyretmeni Ismail Gaspirali ve Medresedeki Türk Tili ve Edebiyati hocasi, sair Mehmet Niyazi efendi özine örnek algan sahsiyetler boldi. Fakat en büyük üyretmeni halki edi, halk man iliskilerin sürekli bolarak canli tutti.
 
Medreseden me/un bolgan vakit, cas üyretmen ve din adami Mehmet H. Vani'nin ideali sadece mektep ve cami dairelerindeki vazifelerin yerine ketiralmak tiivvil. candan bavli bolgan " öz üyürinin" , Dobriica Türklerinin dertlerine ortak bolalmak, hayat mücadelelerinde olarga yardimci bolmak edi.
 
1929 cilinda Ciimey Dobruca'nin Pazarcik kasabasinda üyretmen bol ip salisma hayatina atilganda, özi men ayni fikir ve duygulanil paylaskan insanlarin tapmakta kesikmedi. Medreseden arkadaslari Kâzim Seydahmet. Necip Haci Fazil ve Tahsin Ibrahim'den baska. Pazarcik'ta avukatlik etken Müstecib Haci Fazil, üyretmen Rifat Mithat, tüccar Emin ve Mehmet Zekerya (Bektöre) kardaslarday, birköp millet canlisi caslar man tanisip dost boldi. Ep birlikte Türk Dünyasindaki siyasiy ve kültürel faaliyetlerni yakindan izlep özlerine tusken milliy ödevlerni arastirdilar.
 
Müstecib Haci Fazil'nin önderliginde kol kolga tutuskan bo caslar, Dobruca Türklerinin kültürel ve sosyal hayatinda son derece önemli bir rol oynaycak bolgan Emel Mecmuasfni sigarmaga basladilar. Salismalarin cayip köylerde milliy kültürnin yükselmesi üsün çalisacak, teskilâtlar kurdilar ve bolarni Dobruca Türk Hars Birligi'nin bünyesinde topladilar. O güngesik ilk kalem denemeleri bolgan Milli Davus, Tatar Ogliman gibi siirlerin Berlin'de Ayaz Ishaki Bey'nin Yani Milli Yol dergisinde yayinlagan Mehmet Halim Vani, bondan sonra, em maddiy, em maneviy bolarak, Emel Mecmuasinin ve kadrosinin bütün salismalarina katilip en ald siralarda yer aldi.
 
Bir egitimci bolarak, egitim alaninin konularin, Cristian Gotthilf Salzmann, Friedrich W. Förster gibi taningan yabanci pedagoglarnin tecrübelerin Muallim ve Hocanin Vazifesi, Ebeveyn ve Çocuklar, Kalbin Vücut Üzerindeki Tesiri, Çocugun Saf Kalbinde, Çaliskan Mektep v.b. gibi makalelerinde Emel okiyicilari üsün anlatti.
 
Üyretmen veya din adami bolarak Pazarcik kasabasindan baska, Kiskene Tatlicak, Kadiköy, Bogazköy, Asçilar, Edilköy, Omursa, Köstence'de vazifelerde tabildi ve bo yerlerde Hars Cemiyetlerinin kurulmasina ve salismalarina katildi.
 
Bo teskilâtlamin müsamere ve tepreslerinde oynanmasi üsün tiyatru oyunlari yazdi. 1931 alindaki ilk denemesi bolgan bir perdelik Kart man Cas Arasinda oyuntndan sonra, 1934'te Toy (üs perdelik), Ödelek (bir perdelik), Kurtulus Bayrami (bir perdelik). Monolog, 1938 yilinda Kurban Bayrami Gecesi veya Kökköz Bayar (üsperdelik). Büyülü Cimirta (üs perdelik) piyeslerin berdi. Bo piyeslernin epsi Dobruca Kirim lehçesinde yazilgan bolip. olaylamifi meydanga kelgen yerler ya Kirim, ya da Dobruca'dir. Necip Haci Fazil'nin piyesleri men barabar, bo piyesler ilk bolarak Dobrucali Kirim Türklerine özlerin, karsilarindaki sahnede siyirettire edi. Oynanmalari halk arasinda tilden tilge dolaskan bir hadise boldi.
 
Piyeslernin emen epsinde bi'r üyretmennin de yer algani körilmektedir. Üyretmen halkina daima col köstergen, sorunlarinin sözilmesine yardimci bolgan, cani nesillerge milliy ülkü asilagan insandir. Tilinifi güzelligi ve zenginligi itibari man piyesleri Dobruca tatar lehçesinin en saglam, klasik örnekleri bolarak kösterilgen Mehmet Niyazi, Sevki Bektöre, Müstecib Haci Fazil, Necip Haci Fazil ve Ismail Ziyaeddin'nin eserleri ayarinda edebiy ürünlerdir. Dobruca tatar lehçesinin gramer ve sözligini arastiracak ve yazacak bolganlarga ilk kaynak vazifesin körealacak degerde eserlerdir.
 
Gene Dobruca tatar lehçesinde Mehmet Vani'nin " Uyusmagan Eki Arkadas" adli bir hikâyesi ve " Köyde Cuma" adli siiri de sikti Emel Mecmuasinda.
 
Halk edebiyatinin ürünleri men sürekli ilgilendi. 1933 cilinda, Mehmet Niyazi'nin köyi Asçilar'da cemaat men bir kenesüvvde milliy sairimiznin " Kargis" siirin, Mehmet Niyazi'nin özinden esitip aklinda tutkamn aytkan bir karttan sesledi, yazip alip Emel Mecmuasinda yayinlanmasin temin etti. Siir, Emel'nin 4 No. lu 1933 sayisinda sikti. Siirge eklengen bir ast yazida: " Yukariya yazdigimiz siir merhum sairimiz Mehmet Niyazi Bey'indir. Bunu Asçilar'da Rumence muallimi arkadasimiz M. H. Vani efendi bulup göndermistir." denile. 1931'de yazgan " Kart man Cas Arasinda" piyesine, 1935'te basilganda, Mehmet Vani efendi bu siirni de kirsetir. Piyesnifi bir sahnesinde üyretmen Ismail defterin asip karsisindakilarga bo siirni okir.
 
Emel Mecmuasinin sayfalarinda sütun asilip halk edebiyatinin arastirilmasi ve tanitilmasi kampanyasina kirisilgende, Mehmet Halim Vani efendi folklor akkinda yazisi ve atasözleri derlemeleri men katildi. Bu kampanyaga türü derlemelerin cibergen diger bazi katilimcilar solar edi: Omursa'li Abdullah Ablay ve Ali Osman (Atasözleri), Azaplar'li Necip H. Fazil (Atasözleri), Seyfettin H. Fazil (Tapmasalar), Kubadin'li Mecit Abdülaziz (Tapmasalar), Pervelli Ilyas Bolat ve Habib Ali (Sinlar), Kanarali Abdül.hakim Cavuldar (Cirlar), Kocaali'li Nurdin Bolat ve Rifat Mithat (Atasözleri), Istanbul'dan Kirimli Bekir Akçar (Çinlar), Polonya'dan Kirimli Dr. Abdullah Zihni Soysal (Edege Batir destani).
 
Kirim kurtulus davasinin büyük yolbasçisi Cafer Seydahmet Kinmer'nin Dobruca ziyaretleri sirasinda piyeslerinden maktap söz etmesi, halkin kültür salismalarina belsendirmesin bek takdirge lâyik körmesi, Mehmet Halim Vani üsün hayatinin sonraki allarinda daima bir kuvvet kaynagi boidi. 1940 alinda Emel Mecmuasi yayinini toktatir. Müstecib H. Fazil efendi ve birköp Türk ailesi yaklaskan marebe ve Rus zulumi tehlikesi karsisinda Türkiye'ge kösip ketmek zorinda kalir. Bolarnin arasinda Mehmet Vani'nin üç kardasi da bardir.
 
Sogis sirasinda birköp Kirimli soydasimiz Dobruca'ga siyinganda Emelcilernin önderliginde kurulgan muhacirlerge yardim komitetinde Mehmet H. Vani de yer almaktadir. Omursa'daki üyinde, en yakin akrabalarina bile tuyurmay, dört kisilik Dr. Ahmet Özenbasli ailesin saklarlar. Esi, sillekes ve fedakâr Fatma Vani (Ablay) totay " Nenemnin, babaninin, ergün üyimizge keüp ketken komsilarimizmn bile kaberi bolmadi ya" dep anlatataan edi o zor ve acili künlerni afiganda. Nurbatlar (Nur Bahtlar) notan Romen Niku, em dost katiri üsün, em kalbin sesine uyip, siyinmacilarga sahte kimlikler uydurgasik gesken aylar, cil kadar uzun kelgen edi özlerine. Özenbasli ailesinden sonra üs kisilik Dr. Ismail Ahmet ailesin müsapir eterler.
 
Sogis memleketni felâketke sürükler. Artindan kelgen Sovyet isgali ve Romanya' ga hakim bolgan komünist rejim insanlar üzerine siddetli bir baski uygulamaga baslar. Cani bir toplum düzeni yerlestirmek üsün terör men demagoji kol kolga berip salisir. Necip Haci Fazil tutuklanir ve mâpiste sehit etilir. Müstecib Haci Fazil giyabinda ölümge mahkûm etilir. Artik erkez, insanlik üsün birer nimettir dep tanitilgan Prokust kaliplarina kirmekten bek memnun kalganin beyan etmege mecbur etilir.
 
Birewnifi bir baska memlekette tmvganlarinin bolmasi artik o kisinin süpheli bir sahis ekeni anlamina kele edi. Birkas hektar toprakka saip bolip boni islegende ya da isletkende, ayni zamanda üyretmen, hoca, memur vs. bolmak, rejimge, cani tarihnin ketisatina ters tüsmek demek edi. Er yerde, bütün kurumlarda, cahil ve liyakatsiz da bolsalar, idare mevkilerine komünist partililer ya da bonin üsün partili etilgenler, partige kirgenler bar edi. Onlarnin degeni dedik, askani astik edi. Emirlerinde saliskan nice degerli, yetiskin personal. olarnifi közinde sadece simdilik, özleri yetisip ustalaskasik katlanilgan " col arkadaslari" edi.
 
Ayni durumda bolgan erkez gibi. Mehmet H. Vani ailesi de Türkiye'deki tuvvganlan man mektuplasmasin kesti, babalarindan kalma topragin devletke bagislamak istegenin bildirip ti'Iekse berdi. Esi, kiz ekende takkanlarindan. kelin tüskende özine hediye etilgen ziynet esyalarindan altin ve gümüs bolgan soylarin saylap devletnin kaznesine ciberdi. Mehmet efendi yasap kelgen köyden, asaalan-malarina ogragan türedi idarecilerden uzak bolmak üsün, Omursa'dan Köstence'ge bir mektepke avvustirlmasin istedi. Mankalye kasabasina berildi.
 
Az sonra, Türk mekteplerinin de cani rejimnin politikasina uydurulmasi gündemge kelgende, cani ders kitaplari azirlayalacak eleman-larnin yokligi ortaga sikti. Devlet katlarinda eski aydinlar akilga keldi. Emen, Köstence'ge, sonra da Bükres'ke bolarnin arasindan bes on kisi davet etildi : Okillar müfettisi cas Naci Cafer, Ömer Lütfü, Habib Hilmi, Mustafa Ahmet, Tahsin Ibrahim, Mehmet Vani ve Necip Resul efendiler. Partili kimselernin denetiminde, bazen romenceden tercüme etip, bazen özleri yazip, imzali ve imzasiz salismalar man, cani ders kitaplarin azirladilar.
 
Bo salismalardan sonra 1950 alinda Mehmet H. Vani'nin Köstence'deki Tatar Üyretmen Okilina tayini sikti. Ana Tili, Pedagoji ve Psikoloji dersleri berdi. Ana okillarina kadro yetistirgen Kiz Egitmenler okilinda da bazi derslerge kirdi. Üyretmenlik hayatinin en areketli, en berimli künlerin gesirmektedir Mehmet Vani efendi bo allarda. Talebelerine asilagan millet ve ana tili bilgisi ve süygisi sonraki allarda kök tutti. Bugün Romanya'nin Türk asilli aytuvvli aydinlari arasinda yer alganlamin köbisi Mehmet Halim Vani'nin bo okillarda talebesi bolgan kimselerdir.
 
Ne bar ke rejimnin töbesîndeki yetkililernin közinde, zamannin orta ve ileri yastaki bütün aydinlari gibi, Mehmet Vani efendi, " sadece bir col arkadasi" , süpheli bir sahis edi. Sürekli közaltinda edi. Vazifesinden sigip üyine kaytkanda sokakta toktatilip gizli poliske aketilip, özi veya tanidiklari akkinda sorguga segilgeni de boldi. Bo yüzden birköp kiymetli kitap ve özin yazilari man toli defterlerin tuwganlarina ya da dostlarina emanet etmege basladi. Saytip bazi eserlerinin kolyazma orijinalleri kayipka karisti. Hafizasinda kalganlarini sonradan camdan yazdi veya yazmaga saliskanda bolarnifi bir baska varyantin bergen boldi.
 
1951 cilinda Dobruca Tatar lehçesinde yazgan tek perdelik Talaka (Imece) adli oyum, ancak 2000 cilmda, metnin elinde tabildirgan eski bir talebesi. Romanyali gayretli türkolog Dr. Nedret Mahmut hanim tarafindan hazirlangan " Türk - Tatar Edebiyati. Köstence 2000" adli güldestenin / antolojinin sayfalari arasinda kün çarigina sigabildi.
 
Nisan 1952'de Mehmet H. Vani efendi tutuklandi. Esi Fatma hanim man 12 yasindaki uli Tekin ve 7 yasindaki kizi Özen, Köstence'nin Kosu mahallesindeki kiralik üylerinde kalakaldilar saresiz ve keleratsiz. Üyretmennin kitaplari ve kolyazma defterleri müsadere etildi. Fatma hanim tigis tigip eki balasina em analik, em babalik etti. Tuv/ganlarindan ve halkimizdan da yardim etkenler böldi. (Rametli Fikret Müjdaba, Necip Resul efendiler gibi).
 
Hücrege tigildi, sorgulamalari yapildi, köteklediler ve Mehmet Vani efendi özin ne türli kabaâtleri bolgamn anda, Emniyetnin bodrum katindaki iskence-kanelerinde üyrendi. Türkiye'nin menfaatleri üsün saliskan, casuslik yapkan, Romanya'nin balaban dosti Sovyetler Birligi'nin düsmani bolgan kimseierge konakbaylik etken ve bolaytip Romanya halkinin da azgin bir düsmani bolip sikkan edi. On bes senege mahkûm etildi. Birköp mâpislerge sürüklendi, maden ve tas ocaklarinda salistirildi. 1955 cilinda, Stalin'nin öliminden sonra ve yirmi ali tamamlangan bir isgalnifi artindan Sovyetler askerlerin Romanya'dan sekmege baslaganda, mâpislerni toldirgan mahkûm-larnin bazilarina, davalari közden gesirilip af sigarilmaga baslandi. Colbascâ adinda bir mahkûm romen avokatnin tavsiyesine uyip Mehmet H. Vani de dosyasin ketirttirdi.. Bo avokatnin dikkati sayesinde körildi ke mahkûm etilmesine ortada uygun bir kanun tabalmaganlari üsün, on bes senelik ceza, benzer kabaâtler akkinda bir baska kanunnin 1. maddesine dayandirilip kiyas man pisilgen. Albuke bu kanun da eki sene ewweJ gesersiz sayilgan. Mehmet Vani efendi Savcilikka bo arkadasin üyretken sekilde bir tilekse berip davasin canidan elge alinmasin ve cezasin bes cilga tüsürülmesin temin etti.
 
Nisan 1957'de, bes cil sonra, serbest birakildi. Mâpiste ekende sekken eziyetlernin baska türlülerin bo seper serbest ekende sekmege basladi. Meslegine kaytip kiralmadi, sâdece vasifsiz îssi gibi, baska islerde salisabildi. Ballarin okitalmak üsün, yasi aitmiska kelgende, er türlü zorliklarga katlandi. Taa sonra Kumluk mahallesinde imamlik etmesine müsaade etildi. Ballari, istegen mekteplerine kiralmadi, ya da, sonradan, kiralmak üsün bas-uriilarin yapkanda babalarin sosyal durumun saklamak zorinda kaldilar.
 
Üli Tekin, sihhiy tesisatsi zanat okilindan mezun bolgan sonra. Köstence tersanesinde salisip. aksam lisesin pitirgen ve devamina Yasi sehrinde insaat mühendisligi okigan. mühendis sikkan edi. Kizi Özen. Bükres'te türkoloji okiy edi. 1971 alina kelgenleri vakit ailece raatka kavvusayatir ediler. Blokta daire de algan ediler. O cil Türkiye'ge kösip ketmege karar berdiler.
 
Türkiye'de Vani ailesi, tuwganlarinin da yardimi man, sifirdan baslap özlerine cani bir hayat kurdi. Vani soyadlarina Yurtsever adini da eklediler. Mehmet efendi Istanbul'da Mezarliklar Müdürlügünde din hocasi vazifesinde tabildi, 1983 cilinda yaslilik ve sawlik sebebi men mindan emeklilikke ayirildi.
 
Emel Mecmuasi marebege kadar Romanya'da 11 cil boyinca yayinlangan, 1940 cilinda kapangan edi. Mehmet Vani ailesi Türkiye'ge gelgende, mecmua 1960 alindan baslap, gene Müstecib Haci Fazil - Ülküsal'nin önciliginde Emel Dergisi adi man canidan yayin hayatina kirgen, Kirim Istiklâl davasinin organi bolmaga devam ete edi. Mehmet H. Vani - Yurtsever efendi eski Emelci dostlarindan hayatta bolgan soylarina bir daa kawusti.: Müstecib H. Fazil Ülküsal, Seyfettin H. Fazil Ülküsal, Ibrahim Otar, Abdullah Zihni Soysal, Mehmet ve Emin Zekerya-Bektöre'ni karap tapti. Gönili, 1948 cilinda mâpiste sehit etilgen süygili mektep ve ideal arkadasi Necip H. Fazil'ni da aradi. Onifi öliminde, 1948'de yazgan " Sehit Necip Haci Fazil'ga" manzumesin simdi yayinlap bir daa andi.
 
Emel Dergisine yazilar azirlamaga belsendi. Emel'nin 1972 ve 1973 sayilarinda Dobruca'daki Kirim Türklerinin adet ve geleneklerine dair manzume ve makaleleri ve Türkiye Türksesine uyarlanip, " Kurban Bayram Gecesi veya Gökgöz Bayar" , " Büyülü Yumurta" piyesleri tefrika etildi.
 
1974 cilinda " Kurban Bayram Gecesi veya Gökgöz Bayar" Kirim Türkleri Kültür ve Yardimlasma Derneginin tiyatru koli tarafindan Istanbul Sehir Tiyatrolarinin Beyoglu sahnesinde temsil etilgenden sonra, Eskisehir ve Polatli'da da oynandi.
 
1976'da yazgan dört perdelik " Sönmeyen Ates" piyesi Emel'in 1976 ve 1977 yili sayilarinda tefrika etilgenden sonra, 2000 alinda türkolog Dr. Nedret Mahmut hanimnin " Romanya Türk - Tatar Edebiyati" güldestesinde de yer aldi.
 
Kazan Tatarlarinin tarihinden komisin aigan " Süyümbike" adli dramin herhalde 1987'den sonra yazdi, çünkü bo senegesik anlatilgan Hatiralarinda bo eserinden es söz etmemektedir.
 
Yazar türli konulardaki makale ve hatira yazilan man Emel Delgisinde, Romanya'da sikkan Tatar Türklerinin organi " Karadeniz" gazatasinda ve Dobruca Alinanlarinin Yilliklarinda (Jahrbuch 1976,1977 der Dobrudscha-Deutschen) okiyicilanna seslenmege devam etti.
 
Ballari aile yuvalarin kurup 1985 cilindan itibaren Istanbul'nin Bahçelievler semtinde öz üylerîne yerleskende, Mehmet Vani efendini taa sik ziyaret etme imkânim bolgan edi... Özleri men eskiden de, babam Haci Sait Osman'nin Medrese arkadasi, meslektasi ve bek süy-gen bir kisisi bulmasindan sebep, Köstence'de Kosu mahallemizge 1950 alinda kelip yerlesmelerinden beri körisetaan edik. Ulin 1991 alinda ölmesinden sonra Mehmet H. Vani efendiniiî savvligi buzilgan, közleri zayiplagan edi. 1993'te edi. Emel Mecmuasi yayinlari arasinda, 1935 alinda eski arifler men basilgan " Kart man Cas Arasinda" , " Toy" ve " Ödelek" piyeslerin daktilosinda cani arifler men canidan yazgan, dörter, beser nüsha etip köbiytken, Romanya'ga ve Kirim'ga, yayinlatmak niyeti men cibermek istiy edi. " Sönmeyen Ates" ve " Süyümbike" nin de metinlerin bir o kadar köbiytken edi. ilgilerin segeceklerin ve Kriteryon yayin-üyine sunabileceklerin tüsüngenimiz Köstence'deki birkas arkadaska bo nüshalardan ciberdik.
 
Fakat birer suretin özime dep alip kalgan yazilarni okiganda kördim ke yazilayatirganda, eksik veya yanlis tuslangan arifler, sikmagan veya atlangan kelimeler gibi, bazi daktilo yanlislari bolgan. Eski metiri-leri men karsilastirip piyeslerni camdan daktilo etmeme müsaade etmesin rica ettim. Hos karsiladi, kuwandi... " Men ölip de yazilarinim kitap haline ketiralmazsam, sen menim nasirim bolirsin" diyeguydi o vakit.
 
Metinlerni karsilastirganda taa baska ufak eksikler de kördim. Mehmet Vani efendinin dikkatine sungan sonra bolarni da tüzelttim.
 
Canidan yazilgan " Kart man Cas Arasinda" , " Toy" ve " Ödelek" piyeslerinin metinlerine Mehmet Vani efendinin bir kiska hayat hikâyesin ve birkas resmin fotokopisin de eklep Kirim mavvisi bir renkte ciltletip, kolyazma veya basilmis kitap tu w il da. " daktiloyazma" diyebilecegimiz bir siy meydanga ketirdik. Kitabina bir ad salmasi kerekkenin hatirlatkanda " DOBRl'CA'NIN DAVUSI" bolsin degen edi. Daktiloya/manin kapagina san kümsen men bo adni, astina " Cilt 1 - 1993, Istanbul" sözlerin yazdirgan edik.
 
Iste 1 (bir) nüsha tirajli ve ilk sayfasinda Mehmet Vani efendinin imzasin ve ithafin tasigan, aselet Kirim üsün dep hazirlangan bu kitabin 1993 alinda can Kirim'ga. Akmescifke. Ismail Gaspirali Milli Kütüphanesine elden cibergen edik, " ak yürekten taskan bir selâmimiz" boisin dep. Bu olaydan sonra Mehmet Vani efendi okumam üsün 45 daktilo sayfasi tutkan bir yazi taa berdi. " Romanya'da Sosyalist Dönemde 20 Nisan 1952'den 1 Nisan 1957'ye Kadar Tutuklu Kaldigim Cezaevlerinden Hatiralar" edi. " Dobruca'nifi Davusi - Cilt 1 " nifi sureti men bo " Hatiralar" dan bir dosya azirlap Bükres'ke " Karadeniz" gazatasina ciberdim. Bir süre sonra " Cezaevlerinden Hatiralar" nin bir kismi " Karadeniz" de basildi. (1997 ali, 48-54 sayilari).
 
Son bolarak ta, hayati akkinda bir yazi yazacak bolsam, kerekli bilgilerni okip tapmam üsün Mehmet Vani efendi üs hatira defteri berdi. Birinci defter 1 Ocak 1960'ta yazilmaga baslangan. Dobruca Tatar lehçesi men ve kol yazisi man yazilgan, 58'inci sayfaga kadar toldirilgan ve 1945 alina kadar yasangan bazi olaylarni konu etmektedir. Basliksizdir. Bo kitapnin isinde bo defteri üsün " Hatiralarim" adin kullanacakman. Iserigi öbir eki defterin bir taslagindan ibaret bolsa da, yazilgan tili itibari man, bir Türk lehçesin örneklendirmesi yöni men, ayri bir önemge saiptir.
 
Öbir eki defter gene kol yazisi man, fakat Türkiye Türksesi men, 18 Kasim 1977'de Istanbul'da yazilmaga baslangan ve " Hayatimin Hikâyesi" basligin tasir. Toplami 539 yazuvvli sayfadir. 1987 alinin olaylarina kadar kelmektedir. Son 10 sayfa günlük gazete sayfalarindan not etilgen, parti liderlerinin beyanatlari, irtica ve terör olaylari, Naim Süleymanoglu'nifi Türkiye'ge kelisi gibi kaberlemin kaydindan ibarettir. Bolarni bo kitapka, yazarnin özin eserlerin sirasina almadik.
 
" Cezaevi Hatiralari" nifi bo defterlernin isinden alinip biraz usluplas-tirilgan, basim üsün azirlangan bir bölim ekenin bo defterlerni okigan sonra üyrendi'm. Bo kitapta berilgen defterlerdeki hatiralarnifi isine, bo son usluplastirilgan seklinin yerlestirilmesinin taa uygun bolacagin tüsündim. " Hayatimin Hikâyesi" nîn öbir bölimlerine de yazar belki taa sonra sofi seklin berecek ve daktilosinda temi/ge segip birakacak edi. Fakat ömri vefa etmedi.
 
Mehmet Halim Vani - Yurtsever efendi bir ömir boyi Kirim sewda-si man yasagan sonra. 18 Mayis 1994 güni vefat etti. ilahi bir raslanti man. Kirim Tatarlarinin soiîsiz bir elem men anganlari. Vatan Kirim'dan sürgün etilmelerinden tam tamina 50 cil gesken kün. Allah rahmet eylesin! Nur isinde çatsin!
 

Категория

Источник
http://www.tatar.ro/personalitati/mehmet_vani_yurtsever.php?pg=sokarahan